- Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- BİR TÂBİÎ'NİN SİYASİ KONUMU: İKRİME EL-BERBERÎ VE HÂRİCÎLİKLE İLİŞKİSİ
BİR TÂBİÎ'NİN SİYASİ KONUMU: İKRİME EL-BERBERÎ VE HÂRİCÎLİKLE İLİŞKİSİ
Authors : Hasan Vuran
Pages : 873-896
Doi:10.46353/k7auifd.1760248
View : 86 | Download : 101
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :İslam tarihinin erken dönemleri, siyasi otorite, dinî meşruiyet ve ümmet birliği meselelerinin iç içe geçtiği karmaşık bir süreç olarak dikkati çeker. Hz. Osmân’ın şehadetiyle başlayan ve Hz. Alî döneminde derinleşerek Cemel ile Sıffîn gibi büyük iç çatışmalara dönüşen siyasi krizler, sadece bir iktidar mücadelesi değil aynı zamanda İslam toplumunun siyasi düşüncesini derinden etkileyen hadiselerdir. Bu hadiseler siyasi meşruiyet, imamet anlayışı ve dinî birlik arayışı açısından da kalıcı etkiler bırakmıştır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) vefatından sonraki süreçte sahabe ve onlardan sonraki nesil olan tâbiîn, yeni karşılaştıkları sorunlara ürettikleri çözümlerde yahut gerçekleşen sosyal ve siyasi olayları değerlendirmede çeşitli içtihatlar yaparak farklı sonuçlara varmışlardır. İçtihatlardaki çeşitlenme kimi zaman itikatla ya da muamelatla alakalı olmuş kimi zaman da siyasetle ilişkili meselelerde tezahür etmiştir. Siyaset anlayışındaki ayrışmalarda sahabe ve tâbiînden bazıları iktidarın yanında yer alırken bazıları da muhalif grupların içerisinde bulunmuş bazen de bu gruplara liderlik etmişlerdir. Bu bağlamda, İkrime el-Berberî gibi şahsiyetler, hem ilmî faaliyetleri hem de siyasi duruşlarıyla dikkat çeken figürler arasında yer almıştır. Tefsir, hadis ve meğâzî alanlarında derin bilgiye sahip olan İkrime, aynı zamanda Hâricî hareketle ilişkilendirilmiş olması sebebiyle tarihsel kaynaklarda tartışmalı bir konuma sahiptir. Hâricîliğin yayılmasında bazı âlim ve davetçilerin etkili olduğu, bazı isimlerin bu hareketle doğrudan ya da dolaylı irtibat kurduğu yönünde rivayetler de tarih literatüründe yer almaktadır. Bu isimlerden biri olan İkrime el-Berberî, tâbiîn neslinin önde gelen âlimlerinden biri olarak kabul edilmekle birlikte, hakkında Hâricî olduğuna dair çeşitli iddialar ileri sürülmüştür. İbn Abbâs’ın mevlası ve önde gelen talebesi olarak tanınan İkrime, özellikle tefsir, hadis ve meğâzî alanlarında büyük bir birikime sahip olmuş ve bu yönüyle İslami ilimlerin gelişiminde önemli bir yer edinmiştir. Ancak onun siyasi tavırları ve itikadi duruşuna dair klasik rical ve tarih literatüründe farklı görüşlerin yer alması, İkrime’yi tartışmalı bir şahsiyet hâline getirmiştir. Bu çalışma, İkrime el-Berberî’nin ilmî kişiliği ile ona nispet edilen siyasi aidiyet arasındaki ilişkiyi erken dönem İslam tarihinin şartları içinde yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın çıkış noktası, İkrime’nin yalnızca bir hadis ve tefsir âlimi olarak değil, aynı zamanda dönemin siyasi gerilimleriyle temas hâlinde bir şahsiyet olarak anlaşılabileceği varsayımıdır. Bu amaçla, başta İbn Sâd, Taberî, Zehebî ve İbn Hacer gibi klasik kaynaklar ile modern araştırmalar birlikte incelenmiştir. Ayrıca karşılaştırmalı okuma için Ebû Zekeriyâ el-Vercelânî ve Dercînî gibi İbâzî müelliflerin eserlerine de müracaat edilmiştir. Tarihsel bağlam analizi ve karşılaştırmalı biyografi yöntemleri kullanılarak İkrime’nin faaliyetleri ve Hâricîlik iddialarının dayandığı rivayetler değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, İkrime el-Berberî’nin Hâricî görüşleri benimsediğine dair rivayetlerin tarihî bir temele dayandığını ve bu yöndeki nakillerin çeşitli kaynaklarda tekrarlandığını göstermektedir. İkrime’nin Basra’nın önde gelen âlimlerinden biri olması ve hayatının ilerleyen dönemlerinde Horasan, Yemen, Mısır ve Mağrib bölgelerine gitmesi, Hâricîlerin siyasi baskı sebebiyle takip ettiği güzergâhlarla örtüşmektedir. Bu seyahatlerin yalnızca coğrafi değil aynı zamanda fikrî bir yönü bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Kuzey Afrika’daki erken dönem Hâricî topluluklarının İkrime’nin görüşlerinden etkilendikleri ve onun bu bölgelerde Hâricî düşüncenin yayılmasına öncülük ettiği aktarılmaktadır. Mağrib halkının büyük kısmının Berberî kökenli olması ve İkrime’nin de aynı etnik kimliğe sahip bulunması, bu etkide önemli bir rol oynamıştır. Kaynaklarda, İkrime’nin Emevî otoritesinden gizlendiği, cenazesine kimsenin katılmadığı ve bu durumun onun yönetimle sorunlu ilişkisine işaret ettiği de belirtilmektedir. Ayrıca Fesevî ve Zehebî gibi müellifler, İkrime’nin bazı ifadelerini ve davranışlarını doğrudan Hâricî karakterde değerlendirmişlerdir. Mamafih İkrime’nin Hâricî muhalefet içerisinde yer alması, onun Hâricîliğin ilerleyen yüzyıllarda sistematik hâle gelen itikadi doktrinlerinin tamamını kabul ettiği anlamına gelmemektedir. Zira İkrime’nin vefatı hicri ikinci yüzyılın başlarına denk gelmekte ve bu dönemde Hâricîlik henüz tam anlamıyla doktriner bir mezhep kimliği kazanmış bulunmamaktadır. Bu sebeple onun Hâricîliği, siyasi bir muhalefet hareketine katılım ve yönetim karşısında siyasi bir duruş olarak değerlendirilebilir. Bu yönüyle araştırma, hem klasik kaynakların yeniden yorumlanması hem de Hâricîlik tanımının siyasi olarak değerlendirilmesi bakımından literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.Keywords : İslam Tarihi, İkrime el-Berberi, Tâbiîn, Hâricîler, Siyaset
ORIGINAL ARTICLE URL
