- Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Volume:67 Issue:67
- Bir Söz Estetiği Olarak Kur’an’ın Son Sözleri: Hüsnü’l-Hâtime Sanatı Açısından Bir İnceleme...
Bir Söz Estetiği Olarak Kur’an’ın Son Sözleri: Hüsnü’l-Hâtime Sanatı Açısından Bir İnceleme
Authors : Mehmet Zahid Çokyürür
Pages : 102-125
Doi:10.15370/maruifd.1566188
View : 81 | Download : 61
Publication Date : 2024-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Kur’ân’ın iʻcâz veçhesi, belagatin en mühim disiplinleri olan meânî ve beyân ilimleriyle ortaya konulabileceği gibi bedîî sanatlarla da pek tabii izah edilebilir. Zira Kur’ân belagatin temel dinamiğidir. Bu araştırmada Kur’ân, anlamsal bedîî sanatlardan olup önemli bir söz estetiği konumuna haiz olan hüsnü’l-hâtime bağlamında incelemeye alınmıştır. Arap belagatinde hüsnü’l-hâtime; muhataba sözün biteceği hissettirilerek sonunun kulağa hoş gelecek şekilde tatlı, biçiminin güzel, manasının ise latif kılınmasıdır. Arap edebiyatı tarihinde hüsnü’l-hâtime şair, yazar ve hatiplerce özen gösterilen bir husus olmuştur. Özellikle Abbasîler dönemindeki şair ve ediplerce bu sanat çeşitli vecihleriyle söze başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Kur’ân’ı Kerîm’de de hüsnü’l-hâtimeye dair zengin bir veri bulunmakla birlikte ilk etapta bu sanatın sure sonlarındaki varlığı akla gelmektedir. Hâlbuki çalışma derinleştirildiğinde sadece sure sonlarında değil, sure içi bölümlerde, hatta ayet sonları ile vahyin sona erdiğini bildiren pasajlarda dahi bu sanatın varlığı tespit edilmiştir. Bu durum eldeki çalışmanın ilham kaynağını oluşturmuştur. Mevcut literatür bu bağlamda tarandığında bu araştırmanın muhteva ve metoduna sahip olan başka bir akademik çalışmaya rastlanmamıştır. Yakın denilebilecek çalışmalar incelendiğinde ise bu çalışmaların içerik, gaye, usul ve ulaştığı sonuçlar bakımından kısmen benzeşen yönleri olsa da büyük ölçüde farklılık arz ettiği gözlenmiştir. Söz gelimi özellikle tefsir literatüründe bu sanat daha çok tefsir ilmindeki surelerin başı ile sonu arasındaki münasebet açısından ele alınırken bu çalışmada, Arap edebiyatçı ve belagatçilerinin belirlemiş olduğu hüsnü’l hâtime kriterleri açısından meseleye yaklaşılmıştır. Dolayısıyla bu çalışmanın, özellikle bu açılardan literatüre katkı sunacağı umulmaktadır. Araştırmada literatür tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu meyanda öncelikle bu sanatın kavram çerçevesi, teorik boyutuyla ilk kez hangi âlimlerce ele alındığı, sanatın icrasındaki temel ölçütlerin neler olması gerektiği hususları ile şiir, nesir ve hitabe gibi temel Arap edebiyatı yazınlarındaki yeri incelenmiş, daha sonra Kur’ân’ı Kerîm’deki hüsnü’l-hâtime olgusunun mertebeleri ve temel niteliklerinin tespitine çalışılmıştır. Neticede bu sanatın literatürde çok sayıda kavramla kullanıldığı, bunun bir sonucu olarak edebiyat ve belagat âlimlerinin sanatın ilk mucidinin kim olduğu noktasında uzlaşamadıkları, yine İbn Reşîk ile Ebû Hilâl el-Askerî arasında Cahiliye Dönemi şiirinde sanatın var olup olmadığı çerçevesinde bir uzlaşmazlığın olduğu gibi hususlar tespit edilmiştir. Bu durumun iki âlimin hüsnü’l-hâtime sanatına bakışlarının ve hüsnü’l-hâtime ölçütlerinin farklılığından kaynaklanmış olabileceği düşünülmektedir.Keywords : Arap Dili ve Belagatı, Bedi', Kur'an-ı Kerîm, Hüsnü'l-Hâtime, Berâatü'l-Makta, Söz Estetiği
ORIGINAL ARTICLE URL
