- Motif Akademi Halkbilimi Dergisi
- Cilt: 18 Sayı: 52
- EMLEK’TEN DÜNYAYA AÇILAN UZUN İNCE BİR YOLDA ÂŞIK VEYSEL VE MODEL OLARAK CENGİZ ÖZKAN
EMLEK’TEN DÜNYAYA AÇILAN UZUN İNCE BİR YOLDA ÂŞIK VEYSEL VE MODEL OLARAK CENGİZ ÖZKAN
Authors : Armağan Coşkun
Pages : 1940-1967
Doi:10.12981/mahder.1736969
View : 117 | Download : 207
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Sözlü gelenek içinde oluşan âşıklık geleneği tarihsel süreç içerisinde değişime uğramış ve devamını sağlamak için yazılı ve elektronik kültür ortamının oluşturduğu şart, özellik, ihtiyaç, beklenti, kabul vb. unsurlara uyum gösterme çabasına girmiştir. Yıldırım (1999: 505 – 530), sözlü kültür ortamında ozanları bilge ozan, alp ozan, gezginci ozan tipi olarak tasnif etmiş; XIII. yüzyıla kadar bu üç tip ozanda önemli bir değişimin gözlemlenmediğini, değişim ve dönüşümün Korkut tipinde kendini gösteren bilge ozan tipinde oluştuğunu ifade etmiştir. Ayrıca Yıldırım, Cumhuriyet döneminde uluslaşma sürecinde önemli bir figür olan Âşık Veysel’i “bilge ozan tipi” olarak tanımlamanın yanı sıra Barış Manço’nun “yeni bilge ozan tipi” oluşturduğunu vurgulamıştır. Bu vurgudan hareketle Dede Korkut’tan, Pir Sultan Abdal’dan, Şah Hatayi’den, Sefil Selimî’den, Şeref Taşlıova’dan, Âşık Hüdaî’ye vd. uzanan çizgide âşığın değişim ve dönüşüme uyum gösterip geleneğin devamı noktasında temsilcilerinin kılık değiştirmesi ile “bilge ozan tipi” Âşık Veysel’in izinde yürüyen Cengiz Özkan da tıpkı Barış Manço gibi “yeni bilge ozan tipi” olarak önerilmiştir. Veysel hazinesinin temelinde şekillenen, Veysel’den beslenmiş, gelenek taşıyıcısı ve bu dönemin kültürel, edebî, müzikal zenginliğini temsil eden Özkan’ın “yeni bilge ozan tipi, model” olarak ele alınmasını hedefleyen, icra ve teori bağlamında bir bütün oluşturacak şekilde düzenlenen çalışmada yönlendirilmiş yöntem dahilinde Özkan ile görüşülerek konu ile ilgili yazılı kaynaklar değerlendirilmiştir. Özkan’ın repertuvarı, vokal özellikleri, saz çalma anlayışı ve kullanımı, mızrap uygulamaları vd. çalışma sınırları dahilinde değildir. Göç, yerleşik hayata geçiş, sosyal tabakalaşma, mesleklerin belirmesi, iş bölümünün oluşması, inanç-müzik ilişkisi vb. sebepler ile işlevler bağlamında âşık tipinde çeşitlenme ve adlandırmalar meydana gelmiştir. Gelinen noktada bir tarafta geleneğin eski damarını sürdürmeye çalışmış Mustafa Aydın, Âşık Hüdaî, Âşık Şeref Taşlıova vd. âşıklar durmakta; bir tarafta Mahsunî Şerif gibi sözlü ve yazılı kültür ortamında yetişip elektronik kültür ortamını değerlendiren âşıklar; bir diğer tarafta gelenek unsurlarını çoğunlukla ihtiva etmeyen ama gelenek dışında da tutamadığımız Arif Sağ, Musa Eroğlu, Abdurrahim Karakoç vd. durmakta; bir tarafta da üzerinde durduğumuz okullaşarak üretim yapan Cengiz Özkan, Erol Parlak vd. durmaktadır. Türk Dünyası ülkelerinde de âşıklık geleneği temsilcileri resmi okullarda yer almaktadır. Kısaca Yıldırım’ın “yeni bilge ozan tipi” olarak nitelediği Barış Manço örneğinin paralelinde günümüzde “yeni bilge ozan tipi”nin çeşitlendiğini düşünmekteyiz. Geleneğin birçok unsur bakımından dönüşümü temelinde Özkan’ı “yeni bilge ozan tipi” olarak görüyoruz ve bu çalışmada üzerinde durulan “yeni bilge ozan tipi”nin kendi içinde çeşitlendiğinin de altını çiziyoruz. Dolayısıyla bu çeşitlenmeleri oluşturan “yeni bilge ozan tipleri” bağlı olduğu sosyo-kültürel çevre ile izini sürdüğü kişi / ustalar bağlamında bu örnekte olduğu gibi kişi merkezli incelenerek bir çerçeve oluşturulmalı ve mukayeseli incelemeler yapılmalıdır.Keywords : Âşıklık Geleneği, Âşık Veysel, Cengiz Özkan, Dönüşüm, Model
ORIGINAL ARTICLE URL
