- Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi
- Volume:2 Issue:2
- The Analysis of Iran`s National Security Strategy Within The Framework of Sectoral Securitization Th...
The Analysis of Iran`s National Security Strategy Within The Framework of Sectoral Securitization Theory and Its Impact on Turkey-Iran Relations
Authors : Nurbanu BULGUR
Pages : 215-236
Doi:10.51533/insanbilimleri.1018214
View : 41 | Download : 11
Publication Date : 2021-12-28
Article Type : Research Paper
Abstract :Güvenlikleştirme teorisi içindeki tehditler beş sektöre ayrılır; askeri, siyasi, sosyal, ekonomik ve ekolojik tehditler. Bu tehdit tanımlarının her birinin önemine rağmen, geleneksel askeri güvenlik kavramsallaştırması hala bir öncelik ve önemli bir konuma sahiptir. Bu makalede İran’ın ulusal güvenlik stratejilerinin, tehdit algılamalarının ve bu tehditlerle mücadele etme yöntemlerinin Barry Buzan’ın geliştirdiği sektörel güvenlikleştirme teorisi bağlamında ele alınması amaçlanmıştır. Konuyla ilgili kapsamlı literatür taraması yapılmış, yöntem olarak nitel araştırma tekniklerinden olan kaynak incelemesi insert ignore into journalissuearticles values(Türkçe ve İngilizce Tezler, bilimsel raporlar, akademik makaleler, kitaplar, bildiriler vb.); tercih edilmiştir. Makalenin içinde cevap aranan temel sorular ise şöyledir: İran’ın güvenlik kavramsallaştırması nedir? Belli bir güvenlik tehdidi tanımlamasına sahip midir? Bu tehditlerle baş etme yöntemi ve araçları nelerdir? Ulusal güvenlik tanımlamasını hangi parametreler üzerinden yapmaktadır? İran’ın yürüttüğü ulusal güvenlik stratejisinde askerî ve ekonomik kapasitenin rolü nedir? İran’ın güvenlik stratejisinin Türkiye-İran ilişkilerine etkisi nedir? Yukarıda belirtilen sorular doğrultusunda; “İran, ulusal güvenlik stratejisini tehdit algılamaları üzerinden belirleyerek, “güvenlikleştirme” politikası bağlamında nükleer, askerî, ekonomik ve siyasî kapasitesini arttırmayı ve bu yolla ulusal çıkarını korumayı amaçlayan pragmatik ve ideolojik bir dış politika yürütmektedir.” varsayımı belirlenmiştir. İran için güçlü savunma sistemlerine sahip olmak ve nükleer güç elde etmek, konvansiyonel askerî gücünün zayıflığını dengelemek için önemli bir yöntemdir. Ulusal güvenlik bağlamında İran’ın temel hedefi ise kendi gücüne dayanmak ve caydırıcılıktır. İran’ın 1979 İslam Devrimi sonrası ulusal güvenlik stratejisi ve siyasal söylemleri Türkiye-İran ilişkilerini genel hatları itibariyle olumsuz yönde etkilemiştir. İki ülkenin güvenlik stratejilerinin, güvenlik önceliklerinin farklı olması, bölgesel bir güç olma amacı gütmeleri sebebiyle iki ülkenin çıkarları, nadiren bir iş birliği alanına dönüşse de, zaman zaman çatışmış ve birbirlerini tehdit olarak algılamalarına neden olmuştur.Keywords : İran, Ulusal Güvenlik, ABD, Nükleer Güç, İslam Devrimi, Türkiye
ORIGINAL ARTICLE URL
