- Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi
- Cilt: 13 Sayı: 45 Özel Sayı
- BİZANS'TAN OSMANLI'YA İSTANBUL'DA BALIK TÜKETİMİNİN KURUMSAL VE SOSYO-KÜLTÜREL GEÇMİŞİNE GENEL BİR B...
BİZANS'TAN OSMANLI'YA İSTANBUL'DA BALIK TÜKETİMİNİN KURUMSAL VE SOSYO-KÜLTÜREL GEÇMİŞİNE GENEL BİR BAKIŞ
Authors : Zeliha Buket Kalaycı
Pages : 249-269
Doi:10.33692/avrasyad.1778040
View : 54 | Download : 45
Publication Date : 2025-10-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makale, Osmanlı İmparatorluğu\\\'nda balık tüketiminin sınırlı olduğuna dair yaygın kanıya karşın, özellikle başkent İstanbul özelinde balıkçılığın ve balık tüketiminin sosyo-ekonomik ve kültürel boyutlarını tarihsel bir süreklilik içerisinde incelemektedir. Çalışmanın temel tezi, Osmanlı İstanbul\\\'undaki balıkçılık faaliyetlerinin ve tüketim kültürünün, şehrin iaşesini güvence altına almayı hedefleyen kapsamlı ve incelikli bir kurumsal çerçevede yönetildiği ve bu nizamın köklerinin Bizans dönemine uzanan güçlü kurumsal mirasla şekillendiğidir. Araştırma, arşiv belgeleri, narh defterleri, seyahatnameler ve yemek kitapları gibi birincil ve ikincil kaynaklara dayanarak, balıkçılığın düzenlenmesinde devletin merkezi rolünü ortaya koymaktadır. Bizans dönemindeki balıkçı loncalarından (ikhthyopratai) Osmanlı\\\'daki balıkçı esnafı teşkilatına, şehrin denetiminden sorumlu Eparkh’tan Bostancı Ocağı’na bağlı Balık Emini’ne ve merkezi dağıtım noktası olan Balıkhane’ye uzanan kurumsal devamlılık, Osmanlı idari pragmatizminin bir göstergesi olarak analiz edilmektedir. Bu sistem, devletin iaşecilik (provizyonizm) ilkesi doğrultusunda, dalyanların iltizam usulüyle işletilmesinden pazar fiyatlarının narh ile belirlenmesine kadar uzanan sıkı bir denetim mekanizmasıyla işlemiştir. Makale ayrıca, balığın toplumsal statüsünün ikili doğasını da ele almaktadır. Bir yanda, Fatih Sultan Mehmed gibi hükümdarların sofrasında yer alan havyar ve istiridye gibi ürünlerle saray mutfağında bir çeşitlilik ve incelmiş zevk unsuru olarak belirirken; diğer yanda, narh defterlerinde yirmiyi aşkın türüyle kaydedilen balık, halkın, özellikle de Hristiyan tebaanın perhiz dönemlerindeki beslenmesinin temel direği olmuştur. Sonuç olarak çalışma, balık tüketimini merkeze alarak Osmanlı\\\'nın hem Bizans\\\'tan devraldığı mirası dönüştürme becerisini hem de saray ile halk arasındaki karmaşık mutfak ilişkilerini ve su ürünlerine yüklenen çok katmanlı ekonomik ve sembolik değerleri gözler önüne sermektedir.Keywords : Balık, İstanbul, Osmanlı, Matbah-ı Âmire, İaşe.
ORIGINAL ARTICLE URL
